Ana içeriğe atla

Kürt basın günü kutlu olsun

Kürt basın günü kutlu olsun
Miqdat Midhat Bedirxan tarafından 22 Nisan 1898’de Osmanlı tarafından sürgün edildiği Mısır’ın başkenti Kahire’de yayınlanan Kürdistan gazetesi ilelebet yaşayacak Kürd’ün ve onun zengin dilinin kendini çağın gereklerine uyarlamasının en büyük işareti. Kürt basın günü kutlu olsun.
posted onApril 22, 2020
noyorum

Osmanlı ve İran’la başlayan ve ardından Irak ve Suriye ile devam eden Kürdistan’ı bölme, işgal ve talan yönetimleri ardından Kürdistan’ın dört parçaya bölünmesiyle yoğun baskı ve zulüm altında tutulan Kürt basını, tüm ağır bedellere rağmen bugün güçlenerek varlığını sürdürüyor.

Kürt halkının son bir asrı aşkın sürede yaşadıklarının bir yansıması olarak Kürt gazeteciliği de büyük baskılara maruz kaldı ve ilk adımını baskılar nedeniyle sürgünde attı. Botan’dan Mısır’ın başkenti Kahire’ye sürgün edilen Mir Bedirxan ailesinden Miqdat Midhat Bedirxan, 22 Nisan 1898 tarihinde Kahire'de Kürdistan gazetesini çıkarır. Kürt gazeteciliğinin miladı olarak kabul edilen gazetenin çıkarıldığı 22 Nisan günü ise “Kürt Gazetecilik Günü” olarak kabul ediliyor.

Geride kalan 122 yıl boyunca sürgün, katletme, baskı, yayın organlarını kapatma, engelleme ve yasaklara rağmen Kürdistan’ın dört parçası ve yurtdışında çalışmalarını sürdüren Kürt gazeteciler, geride kalan bir asırlık sürede Kürt basını direnişin temel kalesi olmanın yanı sıra, yok edilmek istenen bir halkın da tarih arşivini oluşturdu. Osmanlı döneminden bugüne süren baskılara rağmen direnişle gazeteciliği sürdüren Kürt gazetecileri, bugün onlarca televizyon, radyo, günlük ve haftalık gazete, kültür-sanat, edebiyat ve siyaset dergileriyle asimilasyon kıskacından geçirilen bir halkın bilincini diri tutuyor.

Osmanlı döneminde yoğun baskılara rağmen gazete ve dergi çıkarılarak sürdürülen Kürt basını, Osmanlı’nın ardından Kürdistan’ı dört parçaya bölen İran, Türk devleti, Suriye ve Irak devletlerinin yanı sıra her parçada sürekliliğini korumayı başardı. Kürdistan gazetesiyle başlayan Kürt basın serüveni şu an hem görsel, hem işitsel hem de yazılı olarak dünyanın dört bir tarafında genişleyerek sürüyor.

Dosyanın bu bölümünde, Kürt basınının, Kürdistan gazetesiyle başlayan ve tüm baskılara rağmen Osmanlı döneminde farklı tarihlerde basılan gazete ve dergilerini derledik.

İlk Arapça gazetenin 1828, ilk Türkçe gazetenin 1831, ilk Farsça gazetenin ise 1848’de yayınlanmasına karşın ilk Kürtçe gazetenin 1898’de yayın hayatına başlaması, Kürdistan’daki işgal, talan ve zulüm göz önüne alındığında büyük bir başarı olarak kabul edilebilir.

Kurdistan gazetesi

Kürt gazeteciliğinin başlamasında tarihi adım olarak nitelendirilen Kürdistan gazetesi, 22 Nisan 1898 yılında Osmanlı’nın baskılarıyla Kuzey Kürdistan’ın Botan bölgesinden göç ettirilen Miqdat Midhat Bedirxan tarafından Mısır'ın başkenti Kahire'de çıkarılır.

Arapça harflerle yayınlanan gazete, tarih sahnesine çıktığı gibi Osmanlı yönetiminin baskılarına maruz kalır. Baskılar nedeniyle gazetenin 6’ncı sayısından itibaren Cizre Miri Mir Bedirxan’ın diğer oğlu Abdurrahman Bedirxan tarafından Cenevre'de çıkarılmaya başlanır. Kimi sayıları tamamen Kürtçe, kimi sayıları da Kürtçe-Türkçe çıkan gazete baskılar üzerine sık sık yer değiştirmek zorunda kalır.

6-19 arası sayıları Cenevre'de, 20-23 arası sayıları Londra'da, 24-29 arası sayıları Folkston'da, 30 ve 31. sayılarıysa yine Cenevre'de yayımlanır.

Kurdistan

 

Gizlice dağıtıldı

Çıkışından sonra Osmanlı yönetimi tarafından yasaklanan gazete, gizli yollardan Kürdistan’ın yanı sıra Şam ve Adana yörelerinde ve Avrupa'da da dağıtılır. Osmanlı yönetimi sadece gazeteyi çıkaranlara karşı saldırılarla yetinmeyip gazeteyi edinenlere karşı da sert cezalar uygulamaya başlar.

Yayımlanmaya başlandığı ilk dönemde politik olmaktan çok dil ve eğitime önem veren gazete, Cenevre'ye taşınmasından sonra dil ve eğitimin yapı sıra Osmanlı aleyhtarı liberal-demokrat düşüncelere de el atar.

Süreya Bedirxan'ın yönettiği 3. dönemde ise gazetenin basımı, Londra, Folkston, Cenevre ve Kahire'de yapılmak zorunda kalınmış ve yayın aksamıştır. Toplam 31 sayı çıkan gazete, 1902 yılında imkansızlıklar nedeniyle yayınını durdurmuştur. Bu gazetenin çıkış günü olan 22 Nisan, "Kürt Gazeteciler Günü" olarak her yıl kutlanıyor.

Midhat Bedirxan

 

Ummid gazetesi

Kürdistan gazetesi yayında olduğu dönemde Bedirxaniler tarafından çıkarılan ikinci gazete, Ummid gazetesi oldu. Kürdistan gazetesinde olduğu gibi Mısır’da yayın faaliyetine başlayan Ummid gazetesi, on beş günde bir yayımlandı. Künyesinde “sahibi ve yazarı” olarak “Bedirhan Mirzade Mehmed Salih” yazılan gazetenin toplam kaç sayı yayımlandığı bilinmemektedir. Yayım tarihi olarak üzerinde Pazar 6 Cemaziyel-Evvel 1318 yazılan gazetenin ilk yayını, miladi takvime göre 1 Eylül 1900 tarihine tekabül ediyor. Gazete duruşunu, “Ummid gazetesi, vatan ve halkın hizmetindedir. Halkın dertlerini dillendirmeye hizmet eden siyasi gazetedir” ifadeleriyle aktarmıştı.

Kürd teavün ve terakki gazetesi

Osmanlı’da İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte örgütlenme, basın ve yayın alanında kısmi bir özgürlük ortamı da oluştu. Bu dönemde Balkanlardan gelen milliyetçilik dalgası, Osmanlının diğer bölgelerinde de etkisini gösterirken Kürt halkı da kendi örgütlerini kurmaya ve bu örgütlere bağlı olarak da yeni gazete ve dergiler yayımlamaya başladı. Kürd Teavün ve Terakki Cemiyeti de Şeyh Ubeydullah Nehri’nin oğlu Seyit Abdülkadir’in başkanlığında bu dönemde kurulur ve kısa bir zaman sonra da Kürd Teavün ve Terakki Gazetesi adıyla bir yayın çıkartmaya başlar.

İlk kez Sorani kullanıldı

İstanbul’da 19 Eylül 1908 tarihinde kurulan Kürd Teâvun ve Terakki Cemiyeti’nin yayın organı olan “Kürd Teâvun ve Terakki Gazetesi”, cemiyet kurulduktan bir buçuk ay sonra, 9 Kasım 1908’de İstanbul’da yayın hayatına başlar. İmtiyaz sahibinin Süleymaniyeli M. Tevfik olduğu ve “Dini, ilmi, siyasi, edebi ve sosyal bir gazetedir” ibaresiyle haftalık olarak yayınlanan gazetede yazılar, hem Türkçe hem de Kürtçe yayınlanmıştır. Ancak Kürdistan gazetesinden farklı olarak Kürtçe’nin hem Kurmanci hem de Sorani lehçesi kullandığından gazete kendi alanında bir ilk olma özelliğini de taşımaktadır.

Gazetede Kürt dili ve edebiyatı yoğun olarak işlenirken, Kürtlerin anadillerinde eğitim almaları için okul talepleri sıkça vurgulanıyordu.

Kürdistan’ın her köşesine dağıtılan gazetenin yayını 9 ay sürer. Pek çok gazete gibi, o da 31 Mart Olayları sonrasında yayın hayatına son vermek zorunda kalır. Gazetenin yazar ve çalışanları da tutuklanıp, “Bekiroğlu Bölüğü” namıyla tanınan zamanının ünlü Osmanlı hapishanesine götürülüp demir parmaklıklar ardına konulur.

Balkan ve Kürdistan ortak yayını: Şark ve Kürdistan gazetesi

İstanbul’da yayın hayatına başlayan ikinci Kürt gazetesi olan Şark ve Kürdistan, Osmanlı’da 2. Meşruiyetin ilanından sonra 20 Kasım 1908 yılında yayınlanır ve 15 günde bir çıkar. 4 sayfa çıkan gazetenin tüm sayıları Arap Alfabesi ile Kürtçe ve Türkçe olarak yayımlanır. Yayın hayatının kaç sayı sürdüğü bilinmeyen Şark ve Kürdistan gazetesinde ağırlıklı olarak işlenen iki konu, Kürdistan ve Bosna Hersek Kürtleriydi. Gazetenin kurucu kadrosunda ise Ehmed Şerifê Herseki, Bedriyê Meletiyê ve İsmailê Hersekî isimleri ön plana çıkar. Gazetenin o dönemki herhangi bir Kürt cemiyeti ya da oluşumuyla bir bağlantısı bilinmemektedir.

Balkan Kürtleri ile Kürdistan Kürtleri’nin birlikte çıkardığı bir gazete olan Şark ve Kürdistan’ın en dikkat çekici özelliği, Kürdistan’ın yanı sıra Balkanları da işliyor olmasıydı.

Kurdistan

 

İlk günlük gazete: Serbesti

Osmanlı’da İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra yayın hayatına başlayan ilk günlük Kürt gazetesi, Serbesti gazetesi olmuştur. 1908 yılının sonlarına doğru yayına başlayan Serbesti’nin imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni olan Mevlanzade Rifat, Güney Kurdistan’ın Süleymaniye kentinin ileri gelen ailelerinden Mevlanbegzade ailesinin bir üyesi ve meşhur yazar Abdurrahman Nacim’in oğludur.

20. yüzyıl başlarında Kürt milliyetçi hareketinin öncülüğünü de yapan önemli şahsiyetlerden biri olan Mevlanzade Rifat, o dönem gazeteci, yayıncı, yazar ve siyasetçi kimlikleriyle tanınmaktaydı.  Gazetenin, 770 sayı yayımlandığı bilinmektedir.

Kurdistan

 

Rojî Kurd dergisi

Osmanlı’da 27 Temmuz 1912’de kurulan Kürt Talebe Cemiyeti Hêvî tarafından yayımlanan Rojî Kurd dergisi, aylık siyasi bir dergi olarak 6 Haziran 1913 tarihinde Selahattin Eyyubi kapağıyla çıktı. İsminin Kürt Güneşi anlamı taşıdığı dergi, Kürtçe-Osmanlıca dillerinde toplam dört sayı yayımlanır. Dergi, 12 Eylül 1913’te yayımlanan son sayıyla kapanır.

O dönem Kürt kültürel ve siyasi hareketinin gelişimine önemli katkılarda bulunduğu belirtilen dergi, Osmanlı yönetiminin yoğun baskılarına maruz kalır.

Yekbûn

 

Yekbûn gazetesi

Kürt Talebe Cemiyeti Hêvî üyelerinin çabalarıyla yayımlanan ikinci gazete olan ve Rojî Kurd dergisiyle aynı dönemde yayınlanan Yekbûn gazetesi, Eylül 1913 tarihinde İstanbul’da yayın hayatına başlar. İsmi “Birlik” anlamı taşıyan gazete Kürtçe ve Türkçe dillerinde üç günde bir yayın yapar. Gazetenin künyesinde, “Haftada iki defa intişar eder. Siyasete karışmaz. Amacı, Osmanlı ve İslam camiasında Kürtleri tanıtmak, kadir ve kıymetlerini daha da yükseltmektir” yazılıyordu.

Hetawî Kurd dergisi

Rojî Kurd dergisinin yayını durdurulduktan yaklaşık bir buçuk ay sonra, Kürt Talebe Cemiyeti Hêvî tarafından “Kürt Işığı” anlamına gelen Hetawî Kurd adıyla yeni bir dergi yayımlanır. İstanbul’da bir nevi Rojî Kurd dergisinin devamı niteliğinde 24 Ekim 1913 tarihinde çıkan derginin, onu aşkın sayısı yayımlanmıştır. 1914 yılının ilk yarısına kadar yayınını sürdüren dergi, 28 Temmuz 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlayınca, zorunlu seferberlik hizmeti nedeniyle, cemiyet üyeleri ve dergi çalışanlarının büyük bir kısmı askere alınır.

Savaş durumunda Hêvî’nin çalışmalarını sürdürme koşulları ortadan kalkar ve dolaysıyla Hetawî Kurd’ün yayını da durdurulur.

Peyman gazetesi

Osmanlı’da ikinci Meşrutiyet’in ilanından sonra Diyarbakır’da İttihat ve Terakki tarafından ilk sayısı 15 Haziran 1909 tarihinde basılan Peyman gazetesi, o dönem her haftanın pazartesi günü yayımlanmıştır. Devlet matbaası olan Diyarbakır Vilayet Matbaası’nda basılan ve Diyarbakır’da yayımlanan ilk özel gazete olarak bilinen gazetede, Ermenice, Süryanice, Arapça ve Kürtçe haber ve yazılara yer verilmiştir. Gazete, Osmanlı tarafından çıkarılan bir gazetede ilk kez Kürtçe dilinden içeriğe yer verilmesi anlamında bir ilki teşkil etmiştir. Türk milliyetçiliğinin mimarı olarak kabul edilen Ziya Gökalp’ın bu gazetede,  Vedat, Tevfik Sedat ve Mehmet Mehdi isimleriyle Kürtçe yazılar yazdığı belirtilmektedir.

Bağdat’ta Bangi Kurd dergisi

Cemaleddîn Baban tarafından 1914 yılında çıkartılan Bangî Kurd dergisi, bugünkü Irak’ın başkenti Bağdat’ta yayımlanmıştır. “Kürt seslenişi” anlamına gelen dergi, Kürtçe ve Türkçe dillerinde yayım yapan dergi, her sayısı 24 sayfa olmak üzere toplam beş sayı çıkar.

Dergi, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine yayınını durdurur

Jîn dergisi

Birinci Dünya Savaşı’nın sonrasında Osmanlı İmparatorluğu tamamen dağılırken Mütareke dönemi olarak adlandırılan ve 1922’lerin sonlarına kadar devam eden yeni bir dönem başladı. Kürtler, bu dönemde kurdukları örgütlerle savaşın yarattığı tahribat ve kırılmaları aşmaya çalışırken, bir yandan da “Wilson Prensipleri gereğince” Kürt halkının kendi geleceğini belirleme hakkının tanınması için, ulusal ve siyasal mücadeleye başlar.

İstanbul’da 1918 yılının sonlarına doğru bir çatı örgütü olarak Kürdistan Teali Cemiyeti kurulur. Diyarbakır, Bitlis, Harput ve Dersim gibi Kürdistan kentlerinde şubeler açan cemiyette, Kürd Tamim-i Marif ve Neşriyat Cemiyeti,  Kürt Talebe Cemiyeti Hêvî, Kürt Millet Partisi, Jîn mecmuası (dergi), Kürdistan mecmuası ve Serbesti gazetesi bu dönemde faaliyet yürütür.

“Yaşam” anlamına gelen Jîn dergisi, o dönem Kürt Teali Cemiyeti’nin yayın organı olarak haftalık yayımlanmaya başlar. 07 Kasım 1918 tarihinde yayımlanan derginin ilk sayısında künye kısmında, “Din, edebiyat, içtimaiyat ve iktisadiyattan bahseder Türkçe-Kürtçe mecmuadır”  yazısı 25 sayı boyunca devam eder. Bu künye, 21 Haziran 1920’de yayımlanan 33’üncü sayıda “Kürt vahadet ve hukuki milliyesinin müdafii siyasi, ilmi haftalık gazete” şeklinde değiştirildi. Derginin en az 36 sayı yayımlandığı bilinmekte ve 1920 yılının sonuna doğru kapandığı belirtilmektedir.

Kürdistan kentlerine dağıtılan dergide, Kürt millet meselesi, siyaset, tarih, dil, edebiyat, eğitim, kadın sorunu, folklor vb. konular işleniyordu.

Kurdistan dergisi

Kürdistan Teali Cemiyeti, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Jîn dergisinin yanı sıra Kürdistan dergisini de basmıştır. İstanbul’da yayımlanan haftalık bir yayın olan derginin ilk sayısı, 30 Ocak 1919 tarihinde basılır. Kürtçe ve Osmanlıca yayın yapan derginin 30’u aşkın sayısının yayımlandığı belirtilmekte.

Osmanlı’nın tüm baskılarına rağmen ayrı yerlerde yayımlanmayı başaran Kürt gazete ve dergileri, birinci dünya savaşının ardından Kürdistan’ın fiilen dört parçaya bölünmesinin ardından da yayım hayatını sürdürür.

AVATODAY: Kürt basın günü kutlu olsun

Bütün bu çabaların ardından tüm baskı ve zulmlere rağmen hem Kürdistan’ın dört paçasında hem de dünyanın değişik yerlerinde Kürtler, basın organları kurmaya devam ederek Kürt basın geleneğini bugünün modern konumuna getirdiler.

Miqdat Midhat Bedirxan tarafından 22 Nisan 1898’de Osmanlı tarafından sürgün edildiği Mısır’ın başkenti Kahire’de yayınlanan Kürdistan gazetesi ilelebet yaşayacak Kürd’ün ve onun zengin dilinin kendini çağın gereklerine uyarlamasının en büyük hamlesi oldu. Kürt basın günü, tarihsel süreç içerisinde emeği geçenlere, bu uğurda büyük bedeller ödeyen Kürdistan çocuklarına ve bir bütün Kürt ulusuna kutlu olsun.

 

Kaynak: Kürt ajansları