Ana içeriğe atla

ABD’li uzmanlar Spincard ve Rubin: Türkiye DAİŞ’e lojistik destek veriyor

ABD’li uzmanlar Spincard ve Rubin: Türkiye DAİŞ’e lojistik destek veriyor
Uluslararası Şiddet Aşırılıklarını İnceleme Merkezinden Ann Spicard, MİT’e çalışan DAİŞ emirleri ile görüştüklerini ve Türk devletinin uzun zamandır DAİŞ’i lojistik olarak desteklediğini söyledi. Amerikan Girişim Enstitüsü (American Enterprise Institute) Araştırmacısı Michael Rubin ise “Hiç kimse DAİŞ’i Türk istihbaratından daha iyi tanıyamaz” dedi.
posted onJuly 21, 2020
noyorum

ABD merkezli Uluslararası Şiddet Aşırılıklarını İnceleme Merkezi (ICSVE) Yöneticisi Ann Spicard, Türk istihbaratına çalışan DAİŞ emirleri ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve Türk devletinin uzun zamandır DAİŞ’i lojistik olarak desteklediğini söyledi.

Amerikan Girişim Enstitüsü (American Enterprise Institute) Araştırmacısı Michael Rubin ise “Hiç kimse DAİŞ’i Türk istihbaratından daha iyi tanıyamaz” dedi.

Türk devlet yetkilileri ve medyası, Batı Kürdistan’da (Rojava) Demokratik Suriye Güçleri’nin (HSD) DAİŞ’le mücadele sürecinde yakaladığı DAİŞ’li ve ailelerinin tutulduğu Hol Kampı’ndan bir ailenin Türkiye’ye kaçırıldığını duyurdu. Türk devletinin ‘kurtarıldı’ şeklinde servis ettiği haberlerin ardından açıklama yapan Rojava Özerk Yönetimi, Türk devletinin DAİŞ çetelerini Türkiye’ye kaçırma girişimlerinde bulunduğunu belirterek, kaçırılan kişinin Hol Kampı’nda tutulan Moldova vatandaşı DAİŞ’li bir kadın olduğunu duyurdu.

Konuyla ilgili Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) konuşan ABD’li güvenlik uzmanları, Türk devletinin DAİŞ’in Musul’u işgal etmesinden bu yana DAİŞ ile yakın ilişki içerisinde olduğunu ve geçmişten gelen bu ilişki nedeniyle Türk devletinin DAİŞ’i çok iyi tanıdığını söyledi.

“Türkiye DAİŞ’e destek veriyor”

ICSVE Yöneticisi Ann Spicard, ICSVE olarak 240 DAİŞ’li teröristle görüşmeler gerçekleştirdiklerini, görüşme yapılan DAİŞ’liler arasında Türk İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) çalışan DAİŞ emirlerinin de bulunduğunu belirterek, “Türkiye uzun zamandan bu yana DAİŞ’i lojistik olarak destekliyor” dedi.

40 bin yabancı DAİŞ’linin bu amaçla Suriye’ye sokulduğunu ifade eden Spicard, “Türkiye, DAİŞ’li teröristleri kendi hastanelerinde tedavi etti. İyileştirdiği çeteleri yeniden Suriye’ye savaşa gönderdi. 2019 sonbaharında HSD’yi terör örgütü olarak tanımlayarak bölgeye giren Türk devletine bağlı gruplar terör estirdi. Afrin’de de aynı pratik sergilendi. Neticede yüz bin insan Türk devletinin vahşetinden kaçmak zorunda kaldı” diye konuştu.

“Büyük bir hata”

Moldovalı bir ailenin Hol Kampı’ndan kaçırılmasının kanunlara aykırı olduğunu dile getiren Spicard, Türk devletinin uluslararası hukuka ve NATO’ya saygı duymadığını vurguladı. DAİŞ’li teröristlerin kamplardan kaçırılmasının büyük bir hata olduğunun altını çizen Spicard, “Türkiye’nin pratikleri, dünyanın terörle olan mücadelesine ters düşüyor. ABD’nin başını çektiği DAİŞ’e karşı Uluslararası Koalisyona da saygı duyulmuyor” dedi.

Rubin: Hiç kimse DAİŞ’i Türk devletinden daha iyi tanıyamaz

Türk devletinin DAİŞ ile ilişkilerini değerlendiren Amerikan Girişim Enstitüsü Araştırmacısı Michael Rubin ise hiç kimsenin DAİŞ’i Türk istihbaratından daha iyi tanıyamayacağını söyledi. Türk devletinin DAİŞ ile olan ilişkisinin gizli olmadığını ifade eden Rubin, DAİŞ’in Musul’u işgal ettiğinden beri Türk devletinin DAİŞ’le yakın ilişki içerisinde olduğunu ifade etti.

Uluslararası kamuoyunun bu ilişkinin farkında olduğunu dile getiren Rubin, ancak buna göz yumulduğunu sözlerine ekledi.