تجاوز إلى المحتوى الرئيسي

Murat Karayılan: Hareketimizin devlet kurma gibi bir planı veya hedefi yoktur

Murat Karayılan: Hareketimizin devlet kurma gibi bir planı veya hedefi yoktur
PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan
PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, “Hareketimizin devlet kurma gibi bir planı veya hedefi yoktur. Türkiye’yi bölmek değil; dönüştürmek istiyoruz” dedi.
posted onMay 29, 2023
noتعليق

Gündeme ilişkin PKK’nin yayın organı ANF’ye değerlendirmelerde bulunan Karayılan, PKK’nin Kürt devleti gibi bir amacının olmadığını açıkladı.

Ulus-devlet yerine demokratik özerklik sistemini savunduklarını vurgulayan Karayılan, “Önder Apo’nun düşünce sistemine göre hareket eden hareketimizin devlet kurma gibi bir planı veya hedefi yoktur. Biz özerklik statüsünü hedefliyoruz. Yani devleti değil, yerel yönetimleri öne çıkaran demokratik özerkliği savunuyoruz. Biz Türkiye’yi bölmek değil; dönüştürmek, Türkiye’yi demokratikleştirmek, demokratik cumhuriyet sistemi içerisinde Kürtlerin de özerklik sistemiyle gönüllü birliğini kurmak istiyoruz. Yani Türkiye’yi bölmek değil, Türkiye’deki halkların gönüllü birliğini inşa etmek ve pekiştirmek istiyoruz. Şimdiki silahla, tankla, topla, uçakla sağlanmak istenen birliği biz gönüllü birliğe dönüştürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Türk devletinin 2010 yılında Oslo görüşmelerinde yaşanan tıkanmanın aşılması için eski Irak Cumhurbaşkanı ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Lideri Mam Celal’i devreye koyduğunu açıklayan Karayılan, “Onunla (Talabani) da görüşmelerimiz oldu. Türk heyetinin merhum Celal Talabani’ye önerisi üzerine kendisi de Süleymaniye’de tanınan aydın ve siyasetçi Mehmet Emin Pêncewînî’yi kendisini temsilen Ankara’ya göndermişti. Orada YNK ile birlikte sonuç olarak, ‘sorunun çözümü Oslo’daki tartışma-diyalog ile ilerlemiyor; en doğrusu Ankara ile Kandil arasında direkt bir hattın oluşturulması’ yönünde karar almışlardı. Bu YNK ile AKP hükümetinin ortak kararıydı. YNK bunu bize aktardı, ancak biz bunu kabul etmedik. Çünkü görünürde Oslo görüşmelerinin tıkanması gösteriliyor ve daha ileri aşama olan Kandil-Ankara arasında yürütülecek diyalogla sorunun çözümü olarak işaret ediliyordu ama esas olarak hedeflenen İmralı’ydı ve gizli bir biçimde Önder Apo’yu dışında tutma taktiği vardı. Onlar, ‘niye yabancılar bize aracı olsun; biz bize tartışalım kendi sorunumuzu çözelim; bu konuda da Mam Celal yardımcı olsun’ diyorlardı. Bu makul bir yaklaşım gibi görünüyordu ama bu planın içinde İmralı’yı dıştalamak da vardı. Dolayısıyla biz bu taktiğe gelmedik; bunun için reddettik” ifadesini kullandı.

Mam Celal’in devreye girmesinden önce MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Kandil’e gidip kendisiyle görüşmek istediğini de aktaran Karayılan, “Hakan Fidan yaşanan tıkanmayı gidermek amacıyla bizzat kendisinin Kandil’e gelerek benimle görüşmek istediğini iletti. Ben o zaman KCK Yürütme Konseyi Başkanı’ydım. YNK de, ‘bizim yönetimimizden de bir heyetle Kandil’e geliriz; Hakan Fidan doğrudan sizinle görüşmek istiyor, bu iyidir, sorunun çözümü için görüşmeniz iyi olur’ diye bize çok ısrarlı öneriler yaptı. Biz bunu da kabul etmedik. Ben, ‘İmralı Ankara’ya daha yakındır; orada görüşme yapsın; niye gelip benimle görüşme yapacak’ dedim ve bu temelde o görüşme önerisini de reddettik” açıklamasında bulundu.

Rojava’nın (Güneybatı Kürdistan) ABD ile ilişkisi hakkındaki bir soruya da değinen PKK yöneticisi, iki taraf arasındaki ilişkinin siyasi olmadığını, ABD’nin Rojava’ya siyasi bir destek vermediğini söyledi.

Karayılan, “Rojava güçlerinin ABD ve Uluslararası Koalisyon güçleriyle ilişkisi de öyle siyasi bir ilişki değil, DAİŞ’e karşı ortak mücadele üzerine kurulmuş bir ilişkidir. Mesela ABD askerleri orada olmasına rağmen hala Kuzey-Doğu Suriye’ye siyasi bir destekleri yoktur. Yine Rojava’nın siyasi statüsünü tanımaları söz konusu değildir. Hatta öyle desteği olmadığı için Suriye’ye ilişkin yapılan BM toplantılarında Kuzey-Doğu Suriye’nin temsilcileri yoktu. Eğer ABD’nin desteği olsaydı, orada Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’den de temsilciler olurdu. Özcesi, orada görülen, ne kadar zaman sürdürüleceği belli olmayan DAİŞ’e karşı bir ortaklık durumu söz konusudur” dedi.